Web sitemize hoşgeldiniz.

Hayattan Bir Süleyman Demirel Geçti

Hani “Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş” diye bir deyim vardır. Herhalde bugün 91 yaşında aramızdan ayrılan Süleyman Demirel ( tam adıyla Sami Süleyman Gündoğdu Demirel ) için bu deyim “cuk” oturur. Bundan 91 sene önce Isparta’nın İslambey beldesinde doğduğunda Isparta henüz bir büyük devlet adamıyla tanışacağını bilmiyordu.

1949 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nden mezun olduğunda artık Ispartalılığın getirdiği Anadolu özelliklerinin yanına İstanbul’da iyi eğitim görmüş entelektüel kimliğini de eklemeye başlayacaktı. Yaşamı boyunca da kah o tarafa kah bu tarafa savrulacak, ancak nereden geldiğini asla unutmayarak yüzü hep batıdan tarafa bakacaktı.1950 yılında sulama, barajlar ve elektrik konusunda araştırmalar yapmak ve eğitim almak için Amerika’ya gidecek, dönüşünde DSİ bünyesindeki çalışma hayatı ona yaşamı boyunca takılacak “ su müdürü” lakabını getirecekti.

Kariyerine başladığı yıllarda da hiç gizlemediği “sağcı” kimliğine, aldığı başarılı eğitimler, akademisyenlik özellikleri de eklenince dönemin başbakanı Adnan Menderes’in dikkatini çekmiş daha sonra da 1960 darbesinin ardından Adalet Partisi saflarında siyasal hayata adım atmıştır. İlgisini hiç gizlemediği Demokrat Parti’nin kapatılıp, Adnan Menderes’in idam edilmesi karşısında duyduğu büyük öfke daha sonra Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam oylamasında evet oyu için iki elini birden kaldırmasına neden olacak, hatta oylama sırasında sık sık arkaya kendi grubuna fire olmaması için baskı yapması sonucunu da doğuracaktır. Hatta daha da acısı parti olarak idamlara çanak tutmuş “3 bizden 3 onlardan” söylemiyle de gencecik 3 cana kıyılmasına göz yummuştur. Gerçi daha sonra bu konu hakkında “başka çaremiz yoktu diyecek” ama belki buna kendi bile inanmayacaktır.

1965 yılındaki genel seçimlerde yüzde %52.3 gibi bir oyla Adalet Partisi’ni tek başına iktidar yaptığında Demirel hem ilk kez Isparta milletvekili olarak meclise girecek, hem de ilk kez başbakanlık deneyimini yaşayacaktır. Aynı yıllardaki siyasi hayatı her kesimle iyi geçinmek ve tevazu göstermek üzerine kurulu olacak, partisi dışında gelen eleştirilere karşı da hep hoşgörülü davranacaktır.

1980 yılına geldiğinde ise darbeyle sarsılacak, en büyük siyasi rakibi Bülent Ecevit gibi 7 yıl siyasi yasaklı olarak kalacaktır. Bu dönem için en az Bülent Ecevit kadar akan kanın durması için çalıştığı söylenebilirse de “ kimse bana sağcılar adam öldürüyor  dedirtemez ” söylemi içinse ne denilebilir bilinmez.

Ayrıca darbeden sonra söylediği “ 11 Eylül’de kan akıyordu,12 Eylül de ne oldu da kan durdu” söylemi o dönem yaşananları en iyi özetleyen saptamalardan biridir. 17 Nisan 1993 tarihinde cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ani ölümü sonucunda cumhurbaşkanlık görevini 7 yıl süreyle yapan Demirel 2000 yılında görevi A.Necdet Sezer’e devretmiştir.

Hayatı hep mücadeleyle geçen, tarihe geçen hazırcevaplığıyla ve bir rivayete göre tüm muhtarların adını bile ezbere bilen hafızasıyla her zaman hatırlanacak olan Süleyman Demirel bugünkü ölümüyle değil, zaten yaptıklarıyla ve büyük devlet adamlığıyla Türk tarihindeki yerini çoktan almıştı zaten.

ZİYARETÇI YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ